Anatolia Chronos

Antik ve modern adlar ile yazım varyantları eşleşir (ör. Hattuşa, Hattuša, Hattusa, Boğazköy).

170 olay · 37 hareket

Tarihsel olaylar

Savaşlar, siyasi dönüşümler, kuruluşlar, yıkımlar, teknolojik ve çevresel gelişmeler. Her olayın tarihlendirme yöntemi, güven düzeyi ve alternatif yorumları ayrıntı sayfasındadır.
  1. y. 1,2 milyon yıl önce - 1,2 milyon yıl önce

    Kula yakınında Gediz Nehri'nin Erken Pleistosen menderes dolgusunda bulunan sert çekiçle çıkarılmış kuvarsit yonga, bazalt lavlarının 40Ar/39Ar yaşları ve paleomanyetizmayla yaklaşık 1,24-1,17 milyon yıl önceye yerleştirildi. Yazarlar bunu Anadolu'da güvenli tarihlenmiş en eski hominin varlığı olarak sunar.

  2. y. 1,1 milyon yıl önce - 162 bin yıl önce

    Göllü Dağ'daki Kaletepe Deresi 3'te Alt Paleolitik V. düzeyde obsidyenden el baltası üretimi saptandı ve Aşölyen olarak yorumlandı. Bu, Anadolu'da belgelenen ilk in situ Aşölyen endüstrisidir; ancak yaşı yalnızca geniş stratigrafik sınırlarla bilinir.

  3. y. 992 bin yıl önce - 782 bin yıl önce

    Konya yakınındaki Dursunlu linyit ocağında gergedan, su aygırı ve at kalıntılarıyla birlikte 135 işlenmiş kuvars alet bulundu. Katmanlar paleomanyetik polarite dönüşümüne göre 0,99-0,78 milyon yıl önce arasına tarihlendi.

  4. y. 452 bin yıl önce - 132 bin yıl önce

    Trakya'daki Yarımburgaz Mağarası'nda homininler olası Orta Pleistosen yaşlı katmanlarda yaklaşık 1700 taş eser bıraktı. Toplulukta el baltası ve Levallois yoktur; dik düzeltili yonga aletleri ve tek yüzlü kıyıcılar baskındır. Mağara asıl olarak kış uykusundaki mağara ayılarının ini olarak kullanılmıştır.

  5. y. 302 bin yıl önce - MÖ 40.000

    Karain Mağarası'nın E gözünde uzun bir Orta Paleolitik dizi bulunur. Orta evrenin aletleri 'Karain Moustérien' olarak adlandırılır ve bir çene kemiği ile falankslar içerir; son Orta Paleolitik evre klasik Moustérien'dir ve Neandertal kalıntıları içerir. B gözünde P.III düzeyi Orta Paleolitikten Üst Paleolitiğe geçişi gösterir.

  6. y. 77 bin yıl önce - MÖ 42.000

    Üçağızlı II Mağarası 75 bin ile 42 bin yıl önce arasında Levallois endüstrisine sahip gruplarca kullanıldı. Endüstri Levant'taki 'Tabun C tipi' endüstriye benzer ve kazıcılar bunu Üst Pleistosen'de Levant kültürünün kuzeye yayılımı olarak yorumlar.

  7. y. MÖ 14.000 - 11.000

    Konya Ovası'ndaki Pınarbaşı'nda kal. MÖ 14.000-11.000 arasına tarihlenen geç Epipaleolitik kaya sığınağı yerleşimi ve kal. MÖ 14.000 ve öncesine ait, yerleşim yapılarıyla ilişkisiz bir mezarlık kazıldı. Bu, Orta Anadolu platosunun Epipaleolitiğine ait tek kapsamlı kanıttır.

  8. y. MÖ 10.000 - 8001

    Pınarbaşı'ndaki açık höyükte kal. MÖ 10. ve 9. binyıllara ait yerleşim, Orta Anadolu'da belgelenen en erken Holosen yerleşimidir. Kazıcılar Epipaleolitik ve erken Holosen yerleşimlerini bölgede daha sonraki yerleşiklik ve tarımı anlamak için anahtar görür. Holosen başında nüfus artışı ve yerleşikliğin ortaya çıkışı başlıca araştırma soruları arasındadır.

  9. y. MÖ 9600 - 8800

    ÇÇN A'da Doğu Göllü Dağ obsidyeni, güney Levant'taki yerleşimlere az miktarda ama düzenli olarak ulaşmıştır. Carter ve ark., güney Levant topluluklarının bu obsidyene Orta Fırat toplulukları üzerinden değil, Lübnan ötesi ya da deniz yoluyla eriştiğini savunur. Orta Fırat'ta ise Erken ÇÇN B'den itibaren Kapadokya obsidyenine Doğu Anadolu kaynakları eklenir.

  10. y. MÖ 9600 - 8200

    Göbekli Tepe'de incelenen 7000'den fazla öğütme ve ezme aleti ile fitolit verileri, yabani tahılların büyük ölçekte işlendiğini gösterir. Büyük depolama yapısı bulunmadığından yazarlar yiyeceğin anlık tüketim için üretildiğini ve yaz ortası ile sonbahar arasındaki ceylan avıyla birlikte mevsimlik iş şölenleri düzenlendiğini öne sürer. 160 litreye varan kireçtaşı kaplar bira yapımıyla ilişkilendirilmiştir, ancak bu henüz kesin değildir.

  11. y. MÖ 7000

    Şanlıurfa platosunda kazılan ya da yüzey araştırması yapılan yerleşimlerin hiçbirinde Çanak Çömlekli Neolitik iskân saptanmamıştır. Bu durum, plato üzerindeki tepe yerleşimlerinin çanak çömlek üretiminden ve belki de tarım ile hayvancılık başlıca ekonomik etkinlik haline gelmeden önce terk edildiğini gösterir. Geçiş evreleri Fırat vadisindeki Mezraa-Teleilat ve Akarçay Tepe gibi yerleşimlerde izlenir.

  12. y. MÖ 6500 - 6000

    Çatalhöyük'ün orta tabakalarındaki yoğun ve sembolik açıdan zengin yaşamın baskıları, MÖ 6500'den sonra daha fazla hareketlilik, hanelerin ekonomik bağımsızlığının artması ve nüfusun dağılmasıyla hafiflemiştir. Doğu Höyük nüfusu bu dönemde azalmıştır. Hodder bu değişimin çiftçi toplulukların Kuzeybatı Anadolu ve Avrupa'ya yayılmasıyla ilgili olabileceğini öne sürer.

  13. y. MÖ 6400 - 5800

    Yenikapı Neolitik yerleşiminde basit gömüler, ikincil gömüler ve yakma gömüler birlikte bulunmuştur. Bütün Fikirtepe yerleşimlerinde sıkıca büzülmüş taban altı gömüler bilinse de yakma gömü bu bölgeye özgüdür ve Balkanlarda da nadirdir.

  14. y. MÖ 6400 - 5750

    Doğu Trakya'da Neolitik yaşam Hoca Çeşme'nin en alt evreleriyle MÖ 7. binyılın son çeyreğinde başlar; Aşağı Pınar'ın ilk yerleşimi MÖ 6000-5750 arasına tarihlenir. Bu yerleşimler Balkanlarda yerleşik köy yaşamının ilk aşamalarını temsil eder. Bölgenin maddi kültürü Doğu Marmara'dan belirgin biçimde ayrılır.

  15. y. MÖ 6050 - 5900

    Yeni radyokarbon tarihleri, Çatalhöyük Doğu ve Batı höyüklerinin MÖ 6000 civarında bir süre birlikte iskân edildiğini göstermiştir. Kayma büyük olasılıkla 7. binyılın son çeyreğinde başlamış ve 6. binyılın ilk yüzyılına kadar sürmüştür. Bu bulgu, iklim değişimi ya da nüfus hareketlerine bağlanan ani bir kopuş modellerine karşı güçlü bir kanıttır.

  16. y. MÖ 4800 - 4600

    Özdoğan'a göre bölgedeki kazılmış her yerleşimde yerleşim tarihi Toptepe kültür evresinden sonra, yaklaşık MÖ 4800/4600'de kesintiye uğrar ve bunu yaklaşık 1500 yıllık bir boşluk izler. Aşağı Pınar dizisi MÖ 4800 civarında sona erer; Yarımburgaz'da Toptepe'den sonraki bir buluntu yoktur. Troas'taki Kumtepe'de de MÖ 5000 civarındaki IA katlarından sonra 4. binyıl sonuna kadar uzun bir kesinti vardır.

  17. y. MÖ 4450 - 3300

    Yeni radyokarbon tarihleri Samsun kıyısında Geç Kalkolitik yerleşimin MÖ 5. binyılın ikinci yarısına kadar indiğini gösterir. Atakum'daki Dombalaktepe'de MÖ 4450-3950 arasına tarihlenen dört evre, çok sayıda ocak ve fırınla bir atölye ya da mevsimlik kullanım alanı olarak yorumlanır. İkiztepe'de ise MÖ 3642-3326 arasına tarihlenen iki Geç Kalkolitik mimari evrede bir fırın ve 57 tezgâh ağırlığı içeren bir depo birimi bulundu.

  18. MÖ 4260 - 3976

    Batı Karadeniz'deki İnönü Mağarası'nın en eski tabakasında, Varna I mezarlığındakilerle tipoloji ve yapım tekniği bakımından birebir benzeşen altın boncuklar ile Doğu Balkanlara özgü kemerli başlı bir kemik figürin bulunmuştur. Figürin Anadolu'da bu türün ilk örneğidir.

  19. y. MÖ 4000 - 3000

    Fırat vadisindeki Hacınebi'de yerel Anadolu yerleşimi içinde Uruk tipi maddi kültür kullanan ayrı bir topluluk yaşadı. Yerel damga mühürlü ve Uruk tarzı silindir mühürlü kapatmalar paralel idari sistemlere işaret eder; bazı Uruk kapatmaları Susa ve Huzistan ile kimyasal benzerlik gösterir.

  20. y. MÖ 3500 - 3400

    Kura-Araxes geleneğinin kökeni genellikle MÖ 3500/3400 civarına konur. Sagona (2014) güney Kafkasya'da MÖ 4. binyılın yerel ve dışarıdan gelen öğelerin etkileşimiyle geçtiğini ve geleneksel şemadan daha fazla bağlantı içerdiğini savunur.

  21. y. MÖ 3100 - 2000

    İkiztepe Tepe I'de yaklaşık 1400 m²'lik alanda açılan 700 civarındaki basit toprak gömü, yerleşimi Kuzey-Orta Anadolu'nun en büyük İlk Tunç Çağı mezarlıklarından biri yapar. Gömüt derinliklerindeki farklılık mezarlığın en az 200 yıl kullanıldığını gösterir. Arsenikli bakır silahlar, figürinler ve takılardan oluşan hediyeler en çok 50 yaş üstü erkek gömülerinde görülür.

  22. y. MÖ 3000 - 2200

    Alacahöyük'te muhtemelen yönetici kadın ve erkeklere ait 13 özel mezar, seramikten metallere uzanan armağanlar ve kurban uygulamalarıyla İTÇ'de güçlü yerel beylerin varlığını gösterir.

  23. y. MÖ 3000 - 2800

    Saray kompleksinin yıkımından sonra Arslantepe uzmanlaşmış çobanların geçici ve tekrarlanan yerleşimlerine sahne oldu. Seramik güçlü biçimde Kura-Araxes geleneğine bağlıdır, ama VI A ile süreklilik izleri de vardır. Malatya bölgesinde Kura-Araxes öğelerinin en erken görüldüğü evredir.

  24. y. MÖ 3000

    VI A kamu alanının kenarında, 3. binyılın en başına ait, büyük boyutlu ve zengin armağanlı bir taş sanduka mezar bulundu. Mezarın üzerini örten taş levhalarda muhtemelen kurban edilmiş dört genç bulunur. Mezarda hem Transkafkasya hem yerel VI A geleneğinde seramik vardır.

  25. y. MÖ 2600

    MÖ 3. binyılın ortalarından itibaren Anadolu'da anıtsal kaleler ve merkezî otoriteye işaret eden yerleşim düzenleri belirginleşti. Bachhuber bu kaleleri eşitsizliği abartan ve kendini köylerden ayıran tarımsal bir seçkinin ortaya çıkışıyla ilişkilendirir.

  26. y. MÖ 2500 - 2300

    Troya'da kalay içeren en erken nesne Troya II Geç evresine aittir. Kalay tuncu büyük ölçüde kalede bulunur, Troya III'te arsenikli ve alaşımsız bakırla sayıca denkleşir ve Troya IV'te görülmez. Bazı tunçların bölgesel kurşun izotop imzaları yerinde alaşımlama yapıldığını gösterir.

  27. y. MÖ 2500 - 2200
    Anadolu Ticaret AğıEkonomikOrta güven

    İTÇ II sonunda güneydoğu Anadolu'dan orta ve batı Anadolu üzerinden doğu Ege adalarına, Kiklad'lara ve Yunanistan anakarasına uzanan geniş bir alanda ortak kültürel özellikler aynı anda ortaya çıktı. Şahoğlu bunu 'Anadolu Ticaret Ağı' adını verdiği uluslararası temaslarla açıklar.

  28. y. MÖ 2400 - 2200

    MÖ 2400-2200 arasında Kanlıgeçit'te düz ve iç farklılaşması olmayan köyün yerine, yapay bir tepe üzerinde sur duvarıyla ayrılmış bir sitadel kuruldu. Taş temelli kerpiç megaronlar Troya IIc ile benzerlik gösterir ve Trakya'da tektir. Bu değişim yalnızca Doğu Trakya'yı etkiledi, Bulgaristan'daki yerleşmelere ulaşmadı.

  29. y. MÖ 2314 - 2197

    Selimpaşa Höyük'te Kuzey Suriye ve Orta Fırat kökenli olduğu düşünülen tipte gri çark yapımı bir şişe, Troia II tipi tabaklar ve Balkan kökenli kazıma bezekli seramikle birlikte bulunmuştur. Buluntular İstanbul'un Avrupa yakasının Mezopotamya'dan Anadolu üzerinden Balkanlara uzanan İTÇ ticaret ağına dahil olduğunu gösterir.

  30. y. MÖ 2254 - 2218

    Akad kralı Naram-Sin'e ait diyorit bir stelin Diyarbakır'ın doğusundaki Pir Hüseyin'de 1890'larda bulunduğu kabul edilir; stel bugün İstanbul Arkeoloji Müzeleri'ndedir. Buluntu, Akad varlığının ya da etkisinin Yukarı Dicle'ye ulaştığının nadir doğrudan kanıtlarından biridir. Seferin ayrıntıları ve Anadolu içlerine ne kadar ilerlendiği bilinmemektedir.

  31. y. MÖ 2250 - 2000

    Kuzey-orta Anadolu'da Resuloğlu'nda MÖ 3. binyılın son çeyreğinde küp, çömlek ve taş sandık mezarlardan oluşan yerleşim dışı bir mezarlık kullanıldı. Madeni mezar hediyeleri, özellikle silahlar, keten bezlere sarılarak gömülmüştür. Mezarlık İTÇ sonunda kuzey-orta Anadolu'daki ölü gömme ve dokuma uygulamalarına dair doğrudan veri sağlar.

  32. y. MÖ 2250 - 2000

    Orta Fırat'ta Gre Virike'de MÖ 3. binyılın son çeyreğinde (Dönem IIB) platforma kazılmış bebek, çocuk ve yetişkin mezarları, açık hava mutfağı ve serbest duran oval bir oda mezar yapıldı. Ökse oval oda mezarı bir mezar kutsal alanı olarak yorumlar. Alanın kült niteliği MÖ 3. binyılın sonuna kadar sürmüştür.

  33. y. MÖ 2200 - 2050

    Kültepe höyüğünde İTÇ III'ün son anıtsal yapı katı olan 11b tabakası yangınla tahrip oldu. Aynı alana 11a tabakasında küçük konutlar ve dokumacılık, metal ve belki çömlek üretimi yapılan işlikler kuruldu. Mimarideki keskin değişime karşın çanak çömlek geleneği kademeli geçiş gösterir ve yerleşim kesintisiz sürer.

  34. y. MÖ 2200 - 2004

    Kültepe kazılarında Mezopotamya ve Suriye kökenli, Post-Akad (Guti) ve III. Ur dönemlerine ait ithal silindir mühürler ve baskıları bulunmuştur. Yerli eşyalarla birlikte uzun süre kullanılan bu ithal mallar, Anadolu ile Mezopotamya-Kuzey Suriye arasındaki bağlantının İTÇ sonunda da sürdüğünü gösterir.

  35. y. MÖ 2200 - 1950

    Eskişehir yakınındaki Küllüoba'da geç İTÇ III'te güçlü mimari kalıntılar yerini basit duvar sıralarına, avlu dolgularına ve adak çukurlarına bıraktı. Höyüğün son yerleşim tabakası beş evrede incelenen Orta Tunç Çağı'na geçiş dönemidir; tek mekânlı bağımsız yapılar ve Orta Anadolu ile paralel çanak çömlek görülür. Bu evrede silolarla ilişkili çukurlara tam bir koyun ve tam bir domuz iskeleti adak olarak bırakılmıştır.

  36. y. MÖ 2200 - 2000

    Konya Karahöyük'ün İTÇ'den Orta Tunç Çağı'na geçiş tabakaları olan V ve VI'da Batı Anadolu kökenli depas ve tankard tipi kaplar ile Suriye tipi şişeler bulunmuştur. Karahöyüklü çömlekçiler bu biçimleri yerel üretimlerine de katmıştır. Gürdal'a göre Karahöyük, Mezopotamya ile Batı Anadolu arasındaki kara ticaretinde bir istasyon olarak Batı biçimlerini doğuya ve güneye, Mezopotamya kültür öğelerini batıya ve kuzeye aktarmıştır.

  37. y. MÖ 2200 - 2000

    KG2 evresi bir yangınla sona erdi; KG1'de (MÖ 2200-2000) yeniden kurulan surun çekirdeği Balkanlar'a özgü ahşap bir palisaddı. Yerel çanak çömleğin yanında Orta Anadolu kaplarıyla bağlantılar görülür, KG2'de sık görülen Ege ve Troya biçimlerinin taklitleri ise neredeyse kaybolur. Erken kentsel yerleşimin gerilemesi Eski Asur ticaret sisteminin ortaya çıkışıyla zamandaştır.

  38. y. MÖ 2150 - 2000

    Acemhöyük'ün güney yamacındaki VII, VI ve V. tabakalar İTÇ IIIB'ye, yani Orta Anadolu'da siyasi, kültürel ve ekonomik dönüşümün başladığı MÖ 3. binyılın son yüzyıllarına tarihlenir. Kent MÖ 3. binyıl ortasından itibaren çeşitli yıkımlar yaşamasına karşın kalıcı bir kesintiye uğramadan büyümüş ve Asur Ticaret Kolonileri Çağı'nın krallık merkezlerinden biri olmuştur.

  39. y. MÖ 2100 - 2000

    Kültepe-Kaniš, Asur Ticaret Kolonileri Çağı'nın öncüsü olan bir döneme girerken höyüğün eteğindeki aşağı şehir (kārum) ilk kez iskân edildi. Höyükteki 10. ve 9. tabakalar aşağı şehrin IV. ve III. tabakalarıyla çağdaştır. Bu evrede höyükte taş döşemeli büyük bir yapı ve bodrumlu 'merdivenli yapı' inşa edildi.

  40. y. MÖ 2050 - 1950

    Titriş Höyük'te Geç İTÇ'de kafatası travmalarının sıklığı önceki evreye göre iki kattan fazla arttı ve en az 19 kişinin ikincil olarak gömüldüğü bir toplu mezar olası bir katliamı düşündürür. Geç İTÇ kentinin aşağı şehri İTÇ'nin sonunda büyük ölçüde terk edildi ve bir daha iskân edilmedi. Araştırmacılar kentin yükseliş ve düşüşünü bölgesel ve iklimsel gelişmelerle birlikte değerlendirir.

  41. y. MÖ 2027 - 2024

    Asur Ticaret Kolonileri Çağı'na tarihlenen 8. tabakanın kamu yapılarından Eski Saray, höyüğün ortasında sonraki Waršama Sarayı'nın hemen altında inşa edildi. Yapı yangınla sona ermiş ve yerine Waršama Sarayı kurulmuştur.

  42. y. MÖ 2000 - 1900

    Kaman-Kalehöyük'ün Kuzey Açması'nda İTÇ'ye ait IV. katman MÖ 23.-20. yüzyıllara, Orta ve Geç Tunç Çağı'na ait III. katman MÖ 20.-12. yüzyıllara tarihlenir. Katman tarihleri İTÇ sonundan Orta Tunç Çağı'na geçişin bu yerleşimde MÖ 20. yüzyıl civarında gerçekleştiğini gösterir.

  43. y. MÖ 2000 - 1975

    Aššur'un 'Aššur tanrısının vekili' Ilu-šuma, bir yapı yazıtında Akadlılar ve çocukları için andurārum (yükümlülüklerden muafiyet ya da serbestlik) ilan ettiğini ve bunu bataklıklardan Ur, Nippur, Awal, Kismar ve Der'e kadar uzattığını kaydeder. Aynı bölümde bakırla ilgili hasarlı bir satır vardır. Metin Eski Asur ticaretinin büyümesinden hemen önceki Aššur'un ekonomik politikalarına ışık tutar.

  44. y. MÖ 1974 - 1935

    Ilu-šuma'nın oğlu I. Erišum, Aššur'da 'Aššur tanrısının vekili' olarak hüküm sürdü ve Aššur tapınak alanını inşa ettiğini yazıtlarında kaydetti. Revize Eponim Listesi'nin göreli zaman çizelgesi onun tahta çıkışıyla başlar. Kaniš aşağı şehrinin II. tabakasına ait belgelerin büyük çoğunluğu bu dizinin içinde, MÖ 19. yüzyılda yer alır.

  45. y. MÖ 1845 - 1830

    Kaniš aşağı şehrinin II. tabakası yangınla sona ermiş, ardından Ib tabakası kurulmuştur. Höyükteki Eski Saray da yanmış ve yerine Waršama Sarayı yapılmıştır.

  46. y. MÖ 1750 - 1700

    Kuššaralı Anitta, Kaniš/Neša'yı merkez yaparak Asurlu tüccarların koloni ya da istasyon kurduğu güçlü yerel krallıkları tek tek ele geçirmiş ve Hattuša'yı yıkmıştır. Olaylar Hitit arşivinde korunmuş Hititçe bir kopya olan Anitta Metni'nden bilinir.

  47. y. MÖ 1650

    Hattuša merkezli Hitit Devleti'nin ilk kralı I. Hattušili'dir. Hattuša yaklaşık MÖ 1650'den MÖ 1200'e dek başkent olmuştur.

  48. y. MÖ 1650 - 1620

    I. Hattušili Yamhad'a bağlı Alalah'ı yıkmış, stratejik Uršu kentini kuşatmış ancak Yamhad'ın başkenti Halpa'yı alamamıştır. Hedef alınan kentler Hurri yerel krallıklarıydı.

  49. y. MÖ 1600 - 1201

    Oymaağaç Höyük'te MÖ 1600 civarında iki kuleli doğu kapısı yapılmış, Geç Tunç Çağı boyunca üçü anıtsal tapınak olan yapılar ile yer altı merdiveni ve yapay kaynak odası inşa edilmiştir. Yer, Hitit metinlerindeki Nerik Fırtına Tanrısı kültünün merkeziyle eşleştirilir.

  50. y. MÖ 1595 - 1585

    I. Muršili ülkesine döndükten sonra sarayda düzenlenen bir suikastla öldürülmüş, taht gasp edilmiştir. Ardı ardına gaspçı krallar yönetime gelmiş ve Hititler Suriye'deki egemenliklerini yitirmiştir.

  51. y. MÖ 1500 - 1201

    İnönü Mağarası'nda MÖ 15.-13. yüzyıllara tarihlenen iki ahşap taban bulunmuştur. Bölgede daha önce MÖ 2. binyıla ait iz bilinmediği için bu tabaka Batı Karadeniz'in Geç Tunç Çağı'na ilişkin ilk güvenilir veridir. Metal buluntuların benzerleri Hitit merkezlerinde bilinir.

  52. y. MÖ 1450 - 1400

    Kaška saldırılarına ilişkin çağdaş haberler MÖ 15. yüzyılın ikinci yarısında başlar. Bir Tuthaliya'nın (büyük olasılıkla I. Tuthaliya) yıllıkları, kral Aššuwa seferindeyken Kaškaların Hatti'ye saldırdığını anlatır. Halefi I. Arnuwanda ve kraliçe Ašmunikal'in duası Kaškaların tapınaklara, özellikle kutsal Nerik kentine verdiği zararı yakınarak anlatır.

  53. y. MÖ 1450 - 1400

    Tudhaliya I/II, Batı Anadolu'da Taruiša ve Wilusiya dahil yirmi iki kent ve bölgeden oluşan Aššuwa konfederasyonunun isyanını bastırmıştır. Hattuša'da bulunan yazıtlı bir kılıç bu zaferi anar.

  54. y. MÖ 1400 - 1350

    Ortaköy-Šapinuwa, MÖ 14. yüzyılın ilk yarısında Hitit Devleti'ne başkentlik yapmıştır. Kent aynı zamanda önemli bir metal üretim merkezidir.

  55. y. MÖ 1350 - 1322

    Šuppiluliuma I Kargamiš'i yedi gün kuşattıktan sonra sekizinci gün almış, gümüş, altın ve tunç ganimetle 3.330 tutsağı Hattuša'ya götürmüştür. Kenti yönetmek üzere oğlu Piyaššili'yi (Hurrice adı Šarri-Kušuh) kral atamıştır.

  56. y. MÖ 1319 - 1318

    Muršili II, kendisine sığınan tebaayı geri vermeyen Arzawa kralı Uhhaziti'ye savaş açmıştır. Uhhaziti'nin oğlu Piyama-Kurunta'yı Aštarpa Nehri'nde yenmiş, Apaša'ya girmiş, Uhhaziti denizi aşıp adalara kaçmıştır. Aynı dönemde Ahhiyawa kralına geçen Millawanda'yı komutanları Gulla ve Mala-ziti almıştır.

  57. y. MÖ 1300 - 1201

    III. Hattušili, Hantili zamanından beri harap olan Nerik'i yeniden kurduğunu bildirir. Singer bunu Kaška cephesindeki en önemli Hitit başarısı olarak niteler. III. Hattušili ve oğlu IV. Tuthaliya Nerik'i büyük bir kült merkezi olarak yeniden canlandırmak için yoğun çaba harcamıştır.

  58. y. MÖ 1290 - 1275

    Hattušili III'ün Apoloji metnine göre Muwattalli II Hatti'nin tanrılarını alıp Tarhuntašša'ya götürmüş ve burayı 'büyük yer' (başkent) yapmıştır. Kentin yeri bugün de kesin olarak bulunamamıştır; Konya-Karaman yöresinde aranmaktadır.

  59. y. MÖ 1259

    Hattušili III ile Ramses II arasında MÖ 1259'da barış antlaşması yapılmıştır. Metin hem Babilce çivi yazısıyla hem de Mısırca hiyeroglifle korunmuştur; Ramses II'nin gönderdiği Akadca nüsha Boğazköy'de bulunmuştur.

  60. y. MÖ 1250 - 1100

    Arslantepe'de Demir Çağı dizisinin en erken seviyesi MÖ 13. yüzyıl ortasına tarihlenir. Yerleşim Hitit çöküşünden önce Levant ile yeni ilişkiler kurmaya başlamış ve kesintisiz biçimde Melid krallığının başkentine dönüşmüştür.

  61. y. MÖ 1200 - 850

    Kıbrıs ve Kuzey Suriye kıyısından polen kayıtları MÖ 1200 civarında başlayıp yaklaşık 300 yıl süren daha kuru bir döneme işaret eder. Bazı araştırmacılar bu iklim değişiminin kıtlık, göç ve siyasi çöküşü tetiklediğini savunur.

  62. y. MÖ 1200 - 1190
    Ugarit'in yıkımıYıkımOrta güven

    Hitit'e bağlı liman kenti Ugarit MÖ 1200 civarında yıkıldı; saray, liman ve kentin büyük bölümü tahrip oldu ve kent yeniden iskân edilmedi. Son dönem mektupları korsan baskınlarından söz eder.

  63. y. MÖ 1200 - 1180

    Hitit başkenti Hattuša MÖ 1200 civarında kraliyet yönetimi tarafından boşaltıldı ve ancak daha sonra yakıldı. Bu, kentin bir saldırıyla yok edildiği eski görüşün yerini almıştır.

  64. y. MÖ 1200 - 1100

    Doğu Akdeniz'in birbirine bağlı saray ekonomileri MÖ 1200 sonrasında çözüldü. Cline bu karşılıklı bağımlılığın çöküşü hızlandırdığını savunur. Ugarit gibi ticaret limanlarının yıkılması ağın düğüm noktalarını ortadan kaldırdı.

  65. y. MÖ 1200 - 900

    Demir Çağı'nın başlangıcı Anadolu ve Yakın Doğu'da genellikle MÖ 2. binyılın son çeyreğine konur. Kaman-Kalehöyük'ün Tunç Çağı tabakalarındaki demir eserler ve Karya'daki Asarlık'ın Protogeometrik bıçakları, demir üretiminin ani bir buluştan çok uzun bir deneme süreciyle geliştiğini gösterir.

  66. y. MÖ 1200 - 1170

    MÖ 12. yüzyılın başlarında Oymaağaç Höyük'teki genç tapınak yıkılmış, mimaride büyük bir yangının izleri görülür. Yerleşim buna karşın sürmüş ve yer altı odasının girişi yeniden yapılmıştır.

  67. y. MÖ 1180 - 1100

    Hitit İmparatorluğu'nun çözülmesinden sonra Karkamış bölgesel bir krallık olarak ayakta kaldı. Hiyeroglif Luvice yazıtlar, iktidarın Hitit döneminden kalma yerel ifade biçimlerinin sürdüğünü gösterir.

  68. y. MÖ 1114 - 1076

    Asur kralı I. Tiglath-pileser, Güneydoğu Toroslar'ın güneyindeki Kadmuhu bölgesinde yaptığı bir savaşta, elli yıldan beri Alzi'de oturan Muškileri yendiğini yazar. Sevin Alzi'yi Elazığ yöresiyle eşitler.

  69. y. MÖ 1114 - 1076

    I. Tiglath-pileser döneminde Asur seferleri kuzeyde Van Gölü'ne kadar ulaştı. Asur kayıtları bu yaylalardaki toplulukları Nairi ülkeleri olarak anar.

  70. y. MÖ 1100 - 950

    Tell Tayinat'ın Erken Demir Çağı düzeylerinde Ege'nin LH IIIC geleneğini izleyen çanak çömlek 11. yüzyılda yoğunlaştı. Bu buluntular bölgede Ege bağlantılarının yorumlanmasında merkezî yer tutar.

  71. y. MÖ 1010 - 985

    Maraş yazıtlarının soy kütükleri, Gurgum krallığının hükümdar dizisini y. MÖ 1010'da Astuwaramanza ile başlatır. Dizi Muwattalli I, Larama I, Muwizi ve Halparuntiya I ile 9. yüzyıla ulaşır.

  72. y. MÖ 1000 - 850

    Troya'daki Protogeometrik seramiğin nötron aktivasyon analizleri, daha önce ithal sanılan amforaların ve yeni bir el yapımı pişirme kabı grubunun yerelde üretildiğini gösterdi. Sonuçlar Troya'da güçlü bir kültürel sürekliliğe ve uzun süreli Ege etkileşimine işaret eder.

  73. y. MÖ 950 - 901

    İskenderun yakınında bulunan ARSUZ 1 ve 2 stelleri, Manana oğlu Walastin kralı Suppiluliuma'nın başarılı saltanatını ve Kilikya ovası, Adana kenti ve Hiyawa ülkesi üzerindeki zaferini anlatır. Hiyawa adı Demir Çağı'nda yalnızca Çineköy yazıtından biliniyordu.

  74. y. MÖ 950 - 900

    10. yüzyılın sonlarında Karkamış'ta Suhi II Uzun Heykel Duvarı'nı yaptırdı; Katuwa kabartmalı sarayını inşa etti ve Fırtına Tanrısı tapınağını yeniledi. Bu program Hitit sonrası Karkamış krallığının gücünü ve sürekliliğini gösterir.

  75. y. MÖ 950 - 875

    Sami dili konuşan bir hanedan 10. yüzyıl sonu ya da 9. yüzyıl başında iktidara geldi ve terk edilmiş Tunç Çağı höyüğü Zincirli'yi başkent seçti. Genişletilip tahkim edilen kent Y'DY (olasılıkla Luvice Yādiya) adını aldı.

  76. MÖ 853

    III. Salmanassar'ın 6. yılında Asi Nehri kıyısındaki Qarqar'da batılı bir ittifakla savaştı. Aynı yıl Patina hükümdarı Qalparunda Asur'a haraç ödüyordu; okunan kaynaklar Anadolu beyliklerinden herhangi birinin ittifaka katıldığını göstermez.

  77. y. MÖ 850 - 825

    Lutipri oğlu I. Sarduri Urartu krallığını kurdu ve Tuşpa'da (Van Kalesi) bir başkent inşa etmeye başladı. Sardurburç yapısı krallığın kuruluş yazıtlarını taşır; üzerindeki altı yazıt Asurca yazılmış birbirinin kopyalarıdır.

  78. MÖ 839

    III. Salmanassar 20. yılında (MÖ 839) Que bölgesinde sefer yaptı ve sefer sonunda alınan Que haracını Kurbail'deki Adad'a adadı. Que adı Asur kaynaklarında bu kralın döneminden itibaren görülür.

  79. y. MÖ 830 - 780

    9. yüzyılın son çeyreğinde Išpuini döneminde Urartu Urmiye bölgesine doğru genişlemeye başladı; Menua doğuda Manna'ya kadar uzanan güçlü bir devlet kurdu. Haldi kültünün yayılması ve Muşaşir'deki tapınak krallığın dinsel örgütlenmesinde merkezî yer tuttu.

  80. y. MÖ 830 - 801

    Sam'al kralı Kilamuwa, sarayının girişine Fenike dili ve alfabesiyle, ama Luvi hiyerogliflerini andıran kabartma harflerle bir yazıt koydurdu. Yazıtta batıdaki Danunlu kralına karşı Asur kralını 'kiraladığını' anlatır.

  81. y. MÖ 810 - 780

    Menua döneminde Hewasor vadisinin batısından başkent Tuşpa'ya su taşıyan büyük kanal açıldı ve güzergâhı boyunca yazıtlarla tanıtıldı. Kanal kısmen bugün de kullanılmaktadır.

  82. y. MÖ 800 - 701

    Gordion'da yazı MÖ 8. yüzyılda başlar. Yazıtlar çoğunlukla pişirilmiş kaplar üzerine kazınmıştır ve eski Yunan alfabesine çok yakın bir alfabe kullanır. Aynı dönemde Geç Hitit dünyasında Hiyeroglif Luvice, Urartu'da çivi yazısı kullanılıyordu.

  83. y. MÖ 720 - 709

    Frigya MÖ 8. yüzyılda kısa bir süre Que'nin bazı kalelerini denetledi. II. Sargon'un orduları Mita'yı yendikten sonra Ušnanis gibi kaleler Asur eyaleti Que'ye geri verildi ve Que valisi Mita'ya karşı seferler düzenledi. Mita Asur kayıtlarında en son MÖ 709'da anılır.

  84. y. MÖ 714

    II. Sargon'a gönderilen Asur istihbarat raporlarına göre Urartu kralı Rusa 'Kimmerlerin ülkesine' yürüdü ve yenildi. Bu, Kimmerlerin yazılı kaynaklardaki ilk görünümlerindendir.

  85. y. MÖ 685 - 668

    Megaralı koloniciler MÖ 7. yüzyılın ilk yarısında önce Boğaz'ın Asya yakasında Kalkhedon'u, 17 yıl sonra karşı yakada Byzantion'u kurdu. Herodotos, Pers komutanı Megabazos'un Kalkhedonluların daha iyi yer dururken kötüsünü seçtikleri için o zaman kör olmaları gerektiğini söylediğini aktarır. Arslan, kolonicilerin bölgede örgütlü yerel toplulukların varlığı içinde yerleştiğini vurgular.

  86. y. MÖ 670

    Herodotos'a göre Gyges son Herakleidai kralı Kandaules'i öldürüp tahta geçti; Lidyalılar ayaklanınca Delfi kehaneti onu onayladı. Gyges Delfi'ye büyük altın ve gümüş adaklar gönderdi.

  87. y. MÖ 660 - 630

    Batı Anadolu'da standart ağırlıklı elektron sikkeler ortaya çıktı. Artemision'da bulunan 108 sikke ve bağlamları sikkenin başlangıcını MÖ 7. yüzyıl ortasına tarihler. Elektron doğal bir alaşım değil, saf altına gümüş katılarak üretilmiş yapay bir alaşımdı.

  88. y. MÖ 644

    Assurbanipal yazıtına göre Gyges elçi göndermeyi kesip Asur'a başkaldıran Mısır kralı Psammetikhos'a asker gönderdi; ardından Kimmerler saldırdı ve cesedi düşmanının önüne atıldı. Yerine geçen oğlu Asur'a yeniden bağlılık bildirdi.

  89. y. MÖ 625 - 600

    Antik ve modern kaynaklara göre Tieion, Tios adlı Miletli bir rahibin önderliğinde kurulmuştur. Akropoldeki en erken buluntular MÖ 7. yüzyılın son çeyreğine tarihlenen Orta Yaban Keçisi II stilindeki Güney İonia seramiği ile basit gömük konutlardır.

  90. y. MÖ 618 - 607

    Sadyattes'in başlattığı savaşta Lidya ordusu her yıl ekinleri yaktı ama Milet deniz üstünlüğü sayesinde kuşatılamadı. Assessos'taki Athena tapınağının yanması üzerine hastalanan Alyattes, Delfi'nin talebiyle tapınağı yeniden yaptırdı ve Thrasybulos ile dostluk ve ittifak antlaşması imzaladı.

  91. y. MÖ 612 - 560

    Herodotos'a göre Alyattes Kolophon'dan kurulmuş Smyrna'yı aldı ve Klazomenai'ye başarısız bir sefer yaptı. Olayın arkeolojik tarihlemesi bu batch'te doğrulanmadı.

  92. y. MÖ 602 - 599

    Akbulut'un aktardığına göre Samos'tan gelen koloniciler MÖ 602-599 arasında Propontis'in kuzey kıyısına yerleşerek Perinthos'u kurdu. Yöredeki daha eski yerleşim izleri ve Trak varlığı Samosluların bölgenin ilk sakinleri olmadığını gösterir. Kent sonradan deniz ticaretinde Megara kolonileri Byzantion ve Selymbria ile rekabet etti.

  93. y. MÖ 585

    Kilikyalı Syennesis ile Babilli Labynetos'un aracılığıyla barış yapıldı; Alyattes kızı Aryenis'i Kyaksares'in oğlu Astyages'e verdi. Herodotos'a göre Halys iki egemenlik arasındaki sınırdı.

  94. y. MÖ 560 - 547

    Herodotos'a göre Kroisos, Halys Irmağı'nın batısındaki halkları Kilikyalılar ve Lykialılar dışında egemenliği altına aldı. Sayılan halklar arasında Karadeniz kıyısı ve iç kesimindeki Mariandynler, Khalyblar, Paphlagonlar ile Thyn ve Bithyn Traklar da vardır.

  95. y. MÖ 560 - 550

    Kroisos önce Efes'i kuşattı; Efesliler kenti Artemis'e adayıp tapınaktan sura ip gerdi. Ardından diğer İyon ve Aiol kentlerine çeşitli bahanelerle saldırdı ve onları haraca bağladı. Herodotos'a göre Kroisos Yunanları haraca bağlayan ilk 'barbar' kraldır.

  96. y. MÖ 560 - 558

    MÖ 6. yüzyıl ortasında Megaralı ve Boiotialı kolonistler Karadeniz'in güneybatı kıyısında, yerli Mariandynlerin topraklarında Herakleia Pontike'yi kurdu. Kent sonraki dönemde Mariandynleri bağımlı bir statüye indirdi ve Sesamos, Tios ve Kieros gibi kıyı kentlerini egemenliği altına aldı.

  97. y. MÖ 550 - 501

    Tieion akropolündeki koloni çağı konutları ikinci ve daha yaygın bir yangınla tahrip olmuş, bir daha kullanılmamıştır. Yangın MÖ 6. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenir; Pers istilasıyla ilişkili olup olmadığı henüz belirlenememiştir.

  98. y. MÖ 547
    Pteria savaşıSavaşOrta güven

    Kyros yolundaki halkları da ordusuna katarak Kroisos'u karşıladı. Pteria topraklarında yapılan sert çarpışma gece bastırınca sonuçsuz kaldı. Ordusunun sayıca az olduğunu gören Kroisos ertesi gün Sardes'e çekildi.

  99. y. MÖ 547

    Kroisos'un paralı ordusunu dağıttığını öğrenen Kyros hızla Lidya'ya yürüdü ve kendi gelişini kendisi haber verdi. Sardes önündeki Hermos ve Hyllos ovasında Harpagos'un önerisiyle develer Lidya süvarilerinin önüne sürüldü; atlar develerden ürktü. Lidyalılar yenilip kaleye çekildi.

  100. y. MÖ 546 - 540

    Mazares'in ölümünden sonra komutayı alan Harpagos İyon kentlerini surlarına toprak rampalar yığarak aldı. Phokaialılar ve Teoslular kentlerini gemilerle terk etti; diğer İyonlar savaşıp yenildi ve yerlerinde kaldı. Milet Kyros ile yaptığı antlaşma sayesinde savaşmadı; adalardaki İyonlar da kendiliğinden teslim oldu.

  101. y. MÖ 546 - 545

    Kyros Sardes'i Tabalos'a, altını Lidyalı Paktyes'e bırakıp ayrılınca Paktyes kıyı halklarından ve paralı askerlerden ordu toplayıp Tabalos'u akropolde kuşattı. Kyros'un gönderdiği Med komutan Mazares yaklaşınca Paktyes Kyme'ye, oradan Midilli ve Sakız'a kaçtı ve teslim edildi. Mazares Lidyalıları silahsızlandırdı, Prienelileri köleleştirdi ve Menderes ovasını yağmaladı.

  102. y. MÖ 545 - 540

    İyonya'dan sonra Harpagos, İyon ve Aiol birlikleriyle Karyalılara, Kaunoslulara ve Likyalılara yürüdü. Karyalılar büyük direniş göstermeden teslim oldu, yalnızca Pedasalılar Lide dağında bir süre direndi. Ksanthos ovasında yenilen Ksanthoslular akropolde ailelerini ve mallarını yakıp savaşarak öldü; Kaunoslular da benzer davrandı.

Göç, ticaret, sefer ve yayılım hareketleri